BURSA PSİKOLOG HEMEN RANDEVU AL
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
Sizlere nasıl yardımcı olabileceğimiz hakkında sorularınız mı var? Bize bir e-posta gönderin, kısa süre içinde sizinle iletişime geçeceğiz.
Sizlere nasıl yardımcı olabileceğimiz hakkında sorularınız mı var? Bize bir e-posta gönderin, kısa süre içinde sizinle iletişime geçeceğiz.
Sizlere nasıl yardımcı olabileceğimiz hakkında sorularınız mı var? Bize bir e-posta gönderin, kısa süre içinde sizinle iletişime geçeceğiz.
Bursa Psikoloji Merkezi | Büşra KIRCA
Bursa Psikoloji Merkezi | Büşra KIRCA
Ergenlik, hayatımızın en yoğun, en çalkantılı ama bir o kadar da öğretici dönemlerinden biridir. Bu dönemde hem fiziksel hem de duygusal değişimler yaşarız. Geçen hafta lise öğrencileriyle yaptığım söyleşide gelen sorular, ergenlerin bu değişimleri ne kadar derin yaşadıklarını gözler önüne serdi. Sorular arasında özellikle dikkatimi çekenler şunlardı:
Ergenlik çağına girdiğinizde neden agresifleşiriz?
Neden her şeye bu kadar çabuk sinirleniyoruz?
Öfkemi ve sinirimi çabuk nasıl geçirebilirim?
Nefret duygusu neden geçmez ve sürekli artar?
Öncelikle şunu vurgulamak gerekir ki, gençlerin bu soruları sorması gerçekten çok kıymetli. Çünkü çoğu insan öfkesini ya da sinirini anlamaya çalışmadan sadece yaşar ve bastırır. Oysa gençler farkındalık gösteriyor, kendi duygularını tanımaya ve anlamaya çabalıyor. Bu yaklaşım, hem kendileriyle hem de çevreleriyle daha sağlıklı ve güçlü ilişkiler kurmalarına önemli bir katkı sağlayacaktır.
Agresif hissetmek, ergenlik döneminde oldukça normaldir. Peki neden?
Ergenlikte vücudumuzda hormonlar – özellikle testosteron ve östrojen – hızla artar. Bu hormonlar duygusal tepkilerimizi şiddetlendirebilir ve sinirlenmeyi kolaylaştırır. Yani bazen öfkenin kaynağı, tamamen bedeninizin biyolojisi olabilir.
Beynimizdeki prefrontal korteks, yani karar verme ve duyguları kontrol etme merkezi, henüz tam olarak gelişmemiştir. Bu yüzden dürtüleri kontrol etmek zorlaşır ve küçük şeyler bile büyük öfke patlamalarına yol açabilir.
Ergenlik, kimliğimizi bulma ve bağımsız olma dönemidir. Sınırlar ve kurallar bu dönemde daha fazla sinir bozucu gelebilir. Bu da agresifleşmeye katkıda bulunur.
Çabuk sinirlenmek aslında bedenimizin ve beynimizin hızlı tepki verdiğinin bir göstergesidir.
Ergenlikte duygular daha yoğundur. Küçük eleştiriler veya beklenmedik durumlar bile büyük bir sinir patlamasına yol açabilir.
Okul, sınavlar, arkadaş ilişkileri… Tüm bu faktörler sinir seviyemizi yükseltir. Biriken stres, sabrımızı azaltır.
Henüz sosyal deneyimlerimiz sınırlıdır, bu yüzden bazen başkalarının niyetlerini yanlış yorumlayabiliriz. Bu yanlış algı da öfkeyi tetikler.
Öfkeyi yönetmek öğrenilebilir bir beceridir. İşte birkaç etkili yöntem:
Derin nefes alıp vermek, sinir anında vücudun sakinleşmesini sağlar. 4 saniye nefes al, 4 saniye tut, 4 saniye ver; birkaç tur bu tekniği uygula.
Sinirlenince bağırmak yerine, duygularını yazmak ya da bir arkadaşla konuşmak çok yardımcı olur. Duyguları bastırmak yerine dışa vurmak, beynin rahatlamasını sağlar.
Koşmak, yürümek veya spor yapmak, öfkeyi azaltmanın en hızlı yollarındandır. Vücut enerjiyi boşalttığında, sinir de azalır.
Müzik dinlemek, kısa bir yürüyüş yapmak veya sevdiğin bir aktiviteye yönelmek, öfkenin etkisini düşürür.
Nefret ve öfke bazen zincirleme bir etki yaratır. Bunun birkaç nedeni var:
Sürekli kötü hislere odaklanmak, beynimizi bu duyguları güçlendirmeye programlar.
Ergenlikte adaletsizlik karşısında öfke ve nefret duyguları çok güçlü olabilir. Bu duygular, haksızlığa karşı koruma mekanizmasıdır ama kontrolsüz kaldığında büyür.
Geçmiş kırgınlıklar, çözülmemiş tartışmalar veya içsel çatışmalar nefretin sürekli artmasına neden olabilir.
Nefret duygusunu tanıyın ve kabul edin.
Olumlu deneyimlere odaklanın; minik mutlulukları fark edin.
Affetmek, sadece karşınızdakine değil, kendinize de iyi gelir.
Duygularını adlandır: “Şu an sinirliyim” demek öfkeyi azaltır.
Zaman tanı: Patlamadan önce 10 saniye say.
Fiziksel boşalt: Spor, yürüyüş, dans veya herhangi bir hareket.
Günlük tut: Duygularını yaz, nedenini anlamaya çalış.
Kendi kendine konuş: “Bu geçecek” demek zihni sakinleştirir.
Destek al: Arkadaş, aile veya okul psikoloğu ile konuş.
Öfke normaldir; kontrol edilemez bir şey değildir.
Kendini anlamaya çalışmak, öfkeyi yönetmenin ilk adımıdır.
Küçük adımlar büyük fark yaratır: günlük nefes egzersizleri, kısa yürüyüşler ve duyguları ifade etmek öfkeyi azaltır.
Olumsuz duyguları bastırmak yerine kabul etmek, onları güçlendirmek yerine azaltır.
Ergenlik, öfke, sinir ve nefret duygularının yoğun yaşandığı bir dönemdir. Sorularınızı sormak, bu duyguları anlamaya çalışmak ve çözüm yolları aramak ise büyük bir olgunluk göstergesidir. Unutmayın, duygularınızı anlamak ve yönetmek, hem kendiniz hem de çevrenizle daha sağlıklı ilişkiler kurmanın anahtarıdır.
Duygularla ilgili daha fazla bilgi almak için youtube ve instagram sayfalarımıza göz atabilirsiniz.
Oy 5.0
16 değerlendirmeye göre