Bursa Psikolog

Kendinize Ölü İnsan Hedefi Koymayın!!

Ölü bir insanın sizden daha iyi yapabileceği bir şeyi kendinize asla hedef olarak koymayın.

Çikolata yemeyi bırakmak

Mutsuz hissetmeyi bırakmak

Bunları ölü bir insan ne olursa olsun sizden daha iyi yapacaktır. Bir şeyi yapmamak ya da bırakmak temalı hedefler ölü insan hedefleridir. Ne zaman hedef koyma dense aklıma lise öğretmenimizin anlattığı meşhur bir hikaye gelir:

Kendinize Ölü İnsan Hedefi Koymayın

KAVANOZ HİKAYESİ

“Eğer büyük taşları baştan yerleştirmezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir zaman kavanozun içine koyamazsın” 

Profesör sınıfa girip karşısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra; Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan, kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde taş aldı ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı. Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu. Öğrenciler hep bir ağızdan “Doldu” diye cevapladılar. Profesör “Öyle mi?” dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova mıcır çıkarttı. Mıcırı kavanozun ağzından yavaş yavaş doktu. Sonra kavanozu sallayarak mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağladı. Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu. Bir öğrenci “Dolmadı herhâlde” diye cevap verdi. “Doğru ” dedi profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş yavaş tüm kum taneleri taşlarla mıcırların arasına nüfuz edene kadar doktu. Gene öğrencilerine döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu. Tüm sınıftakiler bir ağızdan “Hayır” diye bağırdılar. “Güzel” dedi profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşalttı. Sonra öğrencilerine dönerek “Bu deneyin amacı neydi?” diye sordu. Uyanık bir öğrenci hemen “Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, daha ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır” diye atladı. “Hayır” dedi profesör, “bu deneyin esas

anlatmak istediği”… “Eğer büyük taşları baştan yerleştirmezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir zaman kavanozun içine koyamazsın” gerçeğidir. Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken profesör devam etti: “Nedir hayatınızdaki büyük taşlar? Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayalleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey öğretmek! Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki bir kaçı, belki hepsi. Bu akşam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız hangileridir iyi karar verin. Bilin ki büyük taşlarınızı kavanoza ilk olarak yerleştirmezseniz hiç bir zaman bir daha koyamazsınız, o zaman da ne kendinize, ne de çalıştığınız kuruma, ne de ülkenize faydalı olursunuz. Bu da iyi bir iş adamı, gerçekte de iyi bir adam olamayacağınızı gösterir.”

Adım Adım Anlamlı Hedefler Koyun

Hikayedeki gibi kendi kavanozumuzu doldururken olumsuzluk içeren “yapmamak-bırakmak” gibi ölü insan hedefleri yerine günlük, kısa vadeli, orta vadeli ve uzun vadeli hedefler ile değerlerinize uygun bir yaşam sahibi olabilirsiniz. Ancak her hedef bir eylem gerektirir. Eylemsiz hedef düşünülemez.

Peki hedefe ulaşınca ne olacak ??

  • Gerçek şu ki, ne kadar çok hedefe ulaşırsanız ulaşın, daima isteyeceğiniz başka bir şey olacak. Hedef odaklı bir hayat sürdürüyorsanız, neye sahip olursanız olun size yetmeyecektir.
  • Değer odaklı bir hayat için aynı şey geçerli olmaz, çünkü durumunuz ne olursa olsun değerleriniz elinizin altındadır. Ne kadar değerinize bağlı yaşarsanız, tatmin olma hissiniz o kadar artacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir